DHA YURT BÜLTENİ-12

Bolu’da TIR, akaryakıt istasyonuna daldı: 3 yaralı Bolu’da, TEM yolu üzerinde bir alışveriş merkezinin yanındaki akaryakıt istasyonuna kontrolsüz giren TIR, önce otomobile, ardından akaryakıt pompasına çarptı. Kazada, 3 kişi yaralandı.Kaza, sabaha karşı TEM yolunun Elmalık mevkisinde meydana geldi. Sürücüsünün kimliği öğrenilemeyen, bir kargo firmasına ait 18 AAG 669 plakalı TIR, alışveriş merkezinin bitişiğindeki akaryakıt istasyonuna girişte kontrolden çıktı. TIR, önce içinde Arap turistlerin bulunduğu 63 MA 4626 plakalı otomobile, ardından da akaryakıt pompasına çarptı. Kazada, otomobildeki 3 Arap turist yaralandı. Yaralılar, kaza yerine sevk edilen sağlık ekibinin ilk müdahalesinin ardından İzzet Baysal Devlet Hastanesi Köroğlu Ünitesi’ne kaldırıldı. Yaralıların sağlık durumlarının iyi olduğu belirtildi.Görüntü Dökümü————–Kaza yerinden görüntülerHaber: Murat KÜÇÜK/BOLU,=========================Mardin’de borcunu ödemeyen 1453 çiftçinin elektriği kesildi Mardin’deki borçlu 5 bin 800 tarımsal sulama abonesinden 1 milyar 280 milyon lira alacağı bulunan Dicle Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi (DEDAŞ),1453 abonenin elektriğini kesti. Kesim işlemlerine engel olan çiftçiler, Dicle Elektrik görevlilerine saldırdı.Dicle Elektrik, Mardin’de özelleştirmenin gerçekleştirildiği 2013 yılından elektrik borcu 1 milyar 280 milyon liraya ulaşan borçlu 5 bin 800 tarımsal sulama abonesinden 1453’ünün elektriğini kesti. Toplam tarımsal sulama abonelerinin yüzde 91’ini oluşturan borçlu aboneler için kesme işlemleri trafo bazlı yapılırken, kaçak bağlantı yapılmaması için kesilen hatlar toplanıyor.HATLARI TOPLANAN ÇİFTÇİLERE YENİDEN ELEKTRİK VERİLMEYECEKKesintilerle ilgili Dicle Elektrik’ten yapılan yazılı açıklamada, hatları toplanan çiftçilere elektrik verilmeyeceği bildirildi. Açıklamada, şöyle denildi: ‘Dicle Elektrik dağıtım bölgesinde, tarımsal sulama abonelerine uygulanan ve geçmiş yıllarda yüzde 80’lere ulaşan elektrik desteği bu yıl yüzde 55 olarak belirlendi. Çiftçilerin yüzde 55’lik elektrik desteğinin yanında ürün desteği gibi diğer devlet desteklerini alabilmeleri için Çiftçi Kayıt Sistemi’ne (ÇKS) kayıt olması gerekiyor. Ancak Dicle Elektrik bölgesinde tarımsal sulama abonelerinin birçoğu 700 metreye ulaşan derinlikten su çektikleri ve anormal düzeyde elektrik kullandıklarından, elektriğe para ödememek için ÇKS’ye kayıt yaptırmıyorlar. Bu sebeple kayıt dışı kalan çiftçi hem devlete vergi ödemeyerek milli ekonomiye ciddi biçimde zarar veriyor, hem de anormal düzeyde kullandığı elektriğin bedelini ödemiyor. Çiftçi ürün desteği gibi desteklerin yanında bu yıl yüzde 55 elektrik desteği alıyor. Kayıt dışı kaldığında tüm bu destekleri alamadığı gibi, kaçak elektrik ve ödemediği vergiden dolayı ülke ekonomisine de zarar veriyor. Mardin’de yaşanan durum şirketimiz için sürdürülebilir değildir. Müşterilerinizin yüzde 91’i aldığı malın bedelini yıllardır ödemiyor. Üstelik borç miktarı 1.3 milyar liraya yaklaşmış durumda. Bu sebeple elektriği kesilip hatları toplanan çiftçilere kesinlikle yeniden elektrik verilmeyecek.’DERİK’TE YOL KESİP, ARACA EL KONULDUKesinti işlemleri çalışmaları nedeniyle sabah saatlerinde Mardin’in Derik ilçesine giden Dicle Elektrik görevlilerin yolu bir grup tarafından kesildi. Ekipteki görevlilere hakaretler eden ve saldıran kalabalık, şirkete ait araca el koydu. Görevlilerin kaçarak sığındığı jandarma ekipleri, kalabalığa müdahalede bulundu. Jandarmanın müdahalesiyle Dicle Elektrik’in aracı kalabalığın elinden alınırken, ekiplerin çalışmalarını yapmaları için güvenlik önlemleri alındı.Öte yandan borcu bulunan tarımsal sulama abonelerinin elektriğini kesme işlemi Mardin dışındaki illerde de uygulanmaya başlandığı bildirildi.Görüntü Dökümü———–Ekiplerin kesinti işlemleriGenel ve detay görüntüHaber-Kemera: MARDİN,=========================Suriye’de savaşın mağdur ettiği öğrencilere moral Suriye’nin İdlib kenti kırsalında rejimin mağdur ettiği öğrencilerin eğitim-öğretim gördüğü Rahmet Okulu’ndaki öğrenciler, düzenlenen motivasyon etkinliğinde moral buldu.İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH), İnsani Yardım Vakfı’nca kurulan Rahmet Köyü Okulu’nda eğitim öğretim gören 650 öğrenci için moral ve motivasyon etkinliği düzenlendi. Çocuklar etkinlik boyunca doyasıya eğlendi. İlk ve ortaokul seviyesinde 650 öğrencinin eğitim gördüğü Rahmet Köyü Okulu’nun bahçesindeki etkinlikte öğrenciler çeşitli oyun ve gösterilerle eğlendi.İHH Suriye Çalışmaları Medya Sorumlusu Selim Tosun, Rahmet Köyü Okulu’nda düzenlenen etkinlikle savaşın mağdur ettiği çocukların mutlu bir gün geçirdiğini söyledi. Tosun, ‘Çoğunluğu yetimlerden oluşan öğrencilerin yaşadığı 100 konutlu Rahmet köyünde yaklaşık 2 yıl önce yaptığımız okulda eğitimli bireylerin yetişmesi için yoğun çaba sarf ediyoruz. Eğitim-öğretim döneminin başladığı süreçten bu yana yoğun bir tempoda çalışan öğrencilerin mutlu bir gün geçirmeleri için moral etkinliği düzenledik. Bu etkinliğe 650 öğrencimiz katıldıö dedi.Etkinliğin sonunda derslerinde başarı kaydeden 186 öğrenciye onur belgesi ve çeşitli hediyeler verildi.Görüntü Dökümü————————-Okuldaki öğrencilerden detaylar-Şarkı söylerlerken-Şiir okunurkenHaber-Kamera: Ferhat DERVİŞOĞLU/REYHANLI,(Hatay),=========================Bakan Selçuk: 27 bini aşkın engellimize hizmet sunmanın gururunu yaşıyoruz Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, ‘354 bakım merkezinde 27 bini aşkın engellimize hizmet sunmanın gururunu yaşıyoruz. 2018’de 513 bin engelli vatandaşımız için yaklaşık 7 milyar liralık ödeme yaptık. Yaşamlarını kendi başlarına sürdüremeyen engelli kardeşlerimize ve ailelerine yatılı bakım hizmetlerimizi etkin bir şekilde sürdürüyoruz’ dedi.Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk, Bursa’daki programları kapsamında Bursa Valiliği Celal Sönmez Gündüzlü Bakım Rehabilitasyon ve Aile Danışma Merkezi’nin açılışına katıldı. Açılışta Bakan Selçuk’un yanı sıra Bursa Valisi Yakup Canbolat, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Alinur Aktaş, İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Hakan Çavuşoğlu, AK Parti Bursa İl Başkanı Ayhan Salman, İş insanı Celal Sönmez ve Bursa protokolü yer aldı.’ONLARI, KENDİ AİLEMİZİN BİR PARÇASI OLARAK GÖRÜYORUZ”Bugün biz de varız diyen; bizi yapamadıklarımızla değil, yapabildiklerimizle görün, bilin diyen vatandaşlarımız için buradayızö ifadesini kullanan Bakan Selçuk, açılış konuşmasında engelli bireylere değindi. Engelli vatandaşların toplumun birer aynası olduğuna işaret eden Bakan Selçuk, ‘Biz onlara ne yapabiliyorsak, aslında onlarla varız. Bizler, onları kendi ailemizin bir parçası olarak görüyoruz. Engelli kardeşlerimiz için sunduğumuz her hizmeti, toplumun huzuru ve ülkemizin geleceği açısından önemli bir gelişme olarak değerlendiriyoruz. Çünkü Onlara dair sorumluluklarımız olduğuna inanıyoruzö dedi.’ENGELLİLERİMİZİN ÇALIŞMA HAYATINA KATILMALARINDA İLERLEME KAYDETTİK’Engelli vatandaşların yaşam seviyelerinin artışına yönelik büyük bir değişim süreci gerçekleştirdiklerini kaydeden Bakan Selçuk, ‘Öncelikle 2005 yılında yayımlanan Engelliler Kanunu ve alt düzenlemeleriyle Türkiye’de ilk kez engelliler hukukunu oluşturduk. Devrim niteliğinde bir düzenlemeyle, engellilerimize yönelik pozitif ayrımcılığı 2010 yılında anayasal güvence altına aldık. Erişilebilirlik kapsamında başta eğitim ve sağlık olmak üzere her türlü hizmete kolaylıkla ulaşabilmelerinin istiyoruz. Ücretsiz seyahatten özel eğitim ve rehabilitasyon merkezlerinde ücretsiz eğitime kadar engellilerimize pek çok imkan sağladık.Engelli çalıştırma zorunluluğu getirdik, engelli iş koçluğu başlattırdık, E-KPSS ile kamuda engelli memur ataması başlattık. 2002’de 5 bin iken bugün bu rakamı 10 kattan fazla artırarak 56 bine yükselttik, yine engellilerimiz için girişimcilik desteği ve hibe desteği bulunmakta. Engellilerimizin çalışma hayatına katılımları konusunda da büyük ilerlemeler kaydettik. Engelli haklarının iyileştirilmesi konusunda çalışmalarımız mevcut, engelli hizmetlerinin daha yaygın ve nitelikli hale gelmesini için çabalıyoruz’ diye konuştu.’513 BİN ENGELLİ VATANDAŞIMIZ İÇİN 7 MİLYAR LİRALIK ÖDEME YAPTIK’Önem verdikleri konulardan birinin engellilerinin bakımlarının, aile yanında sağlanması olduğunu belirten Bakan Selçuk, şunları söyledi: ‘Bakıma muhtaç engellilerimiz için 2007 yılında başlattığımız evde bakım yardımı kapsamında; 513 bin engelli vatandaşımız için yaklaşık 7 milyar liralık ödeme yaptık. Yaşamlarını kendi başlarına sürdüremeyen engelli kardeşlerimize ve ailelerine yatılı bakım hizmetlerimizi etkin bir şekilde sürdürüyoruz. 354 bakım merkezinde  27 bini aşkın engellimize hizmet sunmanın gururunu yaşıyoruz. 2002 yılında 2 bin 600  engelli, kurum bakımı için sıra beklemekteydi. Şu anda bakım için sıra bekleyen engelli vatandaşımız bulunmamakta. Bugün açtığımız merkezle beraber engelli kardeşlerimiz için 67 merkezde sunduğumuz gündüzlü bakım merkezlerimiz var. Bu bakım merkezlerini çok önemsiyoruz çünkü ailelerimiz için de moral kaynağı oluyor bu merkezler. 67 merkezimizi inşallah bu yıl sonunda 81 ile yaygınlaştırarak ailelerimize bir nefes bir mola olmasını temenni ediyoruz.’Konuşmasının sonunda iş insanı Celal Sönmez’e rehabilitasyon merkezini Bursa’ya kazandırdığı için teşekkür eden Bakan Selçuk, Sönmez’e de plaket verdi.Kurdele kesimiyle birlikte açılışı gerçekleştirilen Bakan Selçuk daha sonrasında merkezde incelemelerde bulundu.Osmangazi’ye bağlı Yunuseli Mahallesi’nde 2018’in Eylül ayında temeli atılan merkez 8 bin metrekare alan üzerine inşaa edildi. Bursa’nın yeni gelişim bölgesinde her yıl 2 bin öğrenciye hizmet verecek merkezde terapi sınıfları ve atölyelerle birlikte tedavi amaçlı kapalı yüzme havuzu, spor salonu, fizyoterapi salonu yer alacak. Ayrıca sosyal amaçlı konferans salonu, kafeterya ve yemekhane yanında öğretmenler ve uzmanlar için kullanım alanları bulunuyor.Görüntü Dökümü————–Rehabilitasyon merkezinden detaylar-Kurdele kesiminden detaylar-Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Zehra Zümrüt Selçuk’un konuşması-Haber: Gürkan DURAL-Kamera: Semih ŞAHİN/BURSA, ================================Şehit kardeşinin tazminatıyla ev almak isterken kaptırdığı parasını alamıyor – Diyarbakır’da yıllarca hukuk mücadelesi verdikten sonra PKK’lı teröristlerce katledilen kardeşi Yaşar Uruçtekin’in şehit sayılmasını sağlayan Abdulrezzak Uruçtekin (45), aldığı 150 bin lira tazminatla ev almak isterken parasını kaptırdı. Uruçtekin, ‘Davayı kazandım ancak parayı tahsil edemiyorum’ dedi.Merkez Yenişehir ilçesinde yaşayan Abdurrezak Uruçtekin’in kardeşi Yaşar Uruçtekin 1992 yılında vatani görevini yapıp, terhis oldu. Ancak PKK’lı teröristler tarafından kaçırılan Yaşar Uruçtekin, katledildi. Ağabey Abdurrezzak Uruçtekin, kardeşinin şehit sayılması için mahkemeye başvurdu. Yıllarca süren hukuk mücadelesi sonunda mahkeme, 2017 yılında verdiği kararla Yaşar Uruçtekin’in şehit sayılmasına ve ağabeye 150 bin lira tazminat ödenmesine karar verdi.Abdulrezzak Uruçtekin, 150 bin liraya birikimlerini de ekleyerek bir ev almak istedi. Bu süreçte görüştüğü emlakçılardan biri, Abdurrezak Uruçtekin’i inşaatı devam eden 10 dairesi olduğunu söyleyen M.Y. ile tanıştırdı. Uruçtekin, dairelerden birini satın almaya karar verdi. Uruçtekin, inşaat halindeki daire için senet karşılığı 322 bin TL ödedi. Bir süre sonra ise dairenin, parayı alan kişinin yeğeni üzerine kayıtlı olduğunu öğrendi. Soluğu adliyede alan Uruçtekin, faiziyle birlikte 522 bin TL’lik davası açtı. Mahkeme, 4 ay önce M.Y.’nin, Uruçtekin’e parayı ödenmesine karar verdi.’DAVAYI KAZANDIM ANCAK PARAYI TAHSİL EDEMİYORUM’Uruçtekin, davayı kazanmasına rağmen parasını alamadığını belirterek, şöyle konuştu: ‘Emlakçıda tanıştığım kişinin inşaatını gördüm. İstediğim daireyi beğenebileceğimi söyledi. 322 bin TL’yi senet karşılığında verdim. ‘Ne zaman tapunu verirsem, senedi bana geri verirsin’ dedi. Böyle anlaştık. Ondan sonra aileme gösterdim. Ailem de beğendi. Dairesini ucuz satma gerekçesi olarak da 1 milyon TL’ye arsa alacağını paraya ihtiyacı olduğunu söyledi. O arsayı da benim yanımda para verip aldı. Ancak vekaletini yeğenine vermiş, yeğeni de kendi iş ortağına vermiş. En az 6 milyon liralık mal varlığı var ama hiçbirini kendi adına kaydettirmemiş. Hepsini başkalarının üzerine devretmiş. 13 milyon liraya Yalova’da yeğeni adına istasyon açmış. Köyünde 2 milyon liraya ev yaptırmış. 1 fırın ve daire alıp, kayınpederine devretmiş. Bu adam milleti perişan etti. Müteahhit de bu evin onun değil yeğeninin olduğunu söylüyor. Senedi mahkemeye verdim. Davayı kazandım ancak parayı tahsil edemiyorum.’Görüntü Dökümü————–Şehitlik belgesi-Mahkemeden tazminat kazandığını gösteren belge-Abdurrezzak Uruçtekin’in konuşması-İnşaatı göstermesi-Genel ve detayHaber-Kamera: Emrah KIZIL, Elif FİLİZ/DİYARBAKIR,================================Prostat kanseri için Paraşüt Kulesi’ne 28 metrelik mavi kravat taktılar  İzmir’deki Kültürpark’ta yer alan 48 metre yüksekliğindeki Paraşüt Kulesi’ne prostat kanserine dikkat çekmek amacıyla 28 metrelik mavi kravat takıldı. ‘Tak bir mavi kravat, prostat kanserine dikkat’ sloganıyla düzenlenen etkinlik çerçevesinde Türk Hava Kurumu uçuş hocaları, paraşütle atlayarak, hastalıkla ilgili farkındalık oluşturmaya çalıştı.Türk Tıbbi Onkoloji Derneği’nin prostat kanseriyle ilgili bilinçlendirme çalışmaları kapsamında 48 metre yüksekliğindeki Paraşüt Kulesi’ne mavi kravat takıldı. Dernek üyeleri ‘Tak bir mavi kravat, prostat kanserine dikkat’ yazılı dövizler taşırken Türk Hava Kurumu’nun (THK) uçuş pilotları da paraşütle atlayarak etkinliğe destek verdi.İzmir’de dillere yerleşmiş ‘Paraşüt Kulesi’nden atlamayana kız vermezler’ cümlesinden hareketle erkekler için önemli bir tehlike olan prostat kanserine dikkat çekmek için Paraşüt Kulesi’ni seçtiklerini söyleyen İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Bölümü’nde görevli ve derneğin yönetim kurulu üyesi Doç. Dr. Tarık Salman, prostat kanserinin günümüzde bir halk sağlığı sorunu olduğunu hatırlattı. Türk Tıbbi Onkoloji Derneği olarak ilk etkinliği İstanbul Galata Kulesi’nde, ikincisini ise Ankara Garı’nda gerçekleştirdiklerini anlatan Dr. Salman, ‘İzmir’de de yer olarak Paraşüt Kulesi’ni seçtik. Burası Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün Cumhuriyete en büyük katkılarından biri olan THK’nın tesisi. Şuanda da THK’nın paraşüt hocaları bize destek veriyor. Paraşüt Kulesi’nin İzmirliler için şöyle bir anlamı var; İzmir’de Paraşüt Kulesi’nden atlamayana kız vermiyorlar. O yüzden burayı seçtik’ dedi.ERKEN TANI VE TEDAVİNİN ÖNEMİProstat kanserinin dünyada erkeklerde akciğer kanserinden sonra ikinci en sıklıkla görülen kanser türü olduğunu ifade eden Doç. Dr. Tarık Salman, dünyada yaklaşık 1 milyon 200 bin kişinin bu hastalığın tanısını aldığını ve yaklaşık 350 bin kişinin de prostat kanserine bağlı nedenlerden dolayı hayatını kaybettiğini açıkladı. Türkiye’deki rakamlardan da örnekler veren Salman şöyle konuştu: ‘Ülkemizde her yıl yaklaşık 15 bin kişi prostat kanseri tanısı almakta ve 3 bin kişi de prostat kanserinden dolayı hayatını kaybetmekte. Yaşlı nüfusundaki artışla beraber bu rakamların, dünyada 2040 yılında 2 milyon 200 bin kişiye ulaşacağı tahmin ediliyor. Biz de halkta bir farkındalık yaratmak istiyoruz. Prostat kanseri genelde 50 yaşın üzerinde görülen ileri yaş hastalığıdır. Hastaların çoğu 65 yaşın üzerinde. Herkese 50 yaşından sonra PSA denilen kanda bakılan bir testi ve ürolojik muayeneyi öneriyoruz. Çünkü ne kadar erken teşhis edilirse o kadar yüz güldürücü sonuçlar alınır. Erken tanı ve tedavi ile hastalar uzun ve sağlıklı bir hayata kavuşur. Erken evrede günümüzde cerrahi ve radyoterapi deneyimleri çok arttığı için oldukça yüz güldürücü sonuçlar elde edilir. İleri evre denilen hastalıklarda da başlangıçta hormonal tedaviler vardır. Aynı zamanda kemoterapi ve kişiye özgün genetik testler yada moleküler analizler sonucunda uygun ilaçlarla ileri evre hastalıklarında etkin tedavi sağlanır.’Görüntü Dökümü————–Paraşüt Kulesi’nden detay görüntü,-Atlayıştan drone görüntüsü,-Dernek üyelerinden detay görüntü,-Doç. Dr. Tarık Salman ile röp.Haber: Nevra UÇKAÇ – Kamera: Mücahit BEKTAŞ / İZMİR, ================================Türkiye’nin yıldız ve ötegezegeninin ismi için 400 başvuru yapıldı  Uluslararası Astronomi Birliği’nin (IAU) 100’üncü yılı kutlamaları kapsamında dünya genelinde başlatılan kampanyada Türkiye’ye verilen ‘WASP-52’ kodlu yıldıza ve yörüngesindeki gezegene isim verilmesi için başvurular tamamlandı. Türk Astronomi Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Küçük, ‘7 kişilik jüri, 400’den fazla gelen öneriyi dikkate alarak yıldız ve gezegen için 3’er adet toplam 6 isim önerisi belirledi’ dedi.Uluslararası Astronomi Birliği’nin kuruluşunun 100’üncü yılı olması nedeniyle, ‘Aynı gökyüzü altında 100 yıl’ kampanyası başlatıldı. Bu kapsamda Uluslararası Astronomi Birliği, 70 ülkeye 70 adet yıldız ve gezegen isim verme önerisinde bulundu. Türk Astronomi Derneği de, ‘Türkiye ötegezegenine isim veriyor’ kampanyası başlatarak Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullar ve üniversitelerden yıldız ve gezegen için isim talep etti. 25 Ekim’de sona eren kampanyada, 7 kişilik jüri 400’den fazla gelen önerileri dikkate alarak yıldız ve ötegezegen için 6 öneriyi belirledi.  Jüri seçtikleri isimleri Uluslararası Astronomi Birliği’ne gönderdi. Sonuçlar ise 17 Aralık’ta Fransa’da düzenlenecek olan toplantıda IAU tarafından açıklanacak.’YILDIZ VE GEZEGENLER ÜLKELERİN BAŞKENTLERİNDEN İZLENEBİLECEK’Türk Astronomi Derneği Başkanı Prof. Dr. İbrahim Küçük, derneğin Uluslararası Astronomi Birliği’ne üye olduğunu söyleyerek, ‘Uluslararası Astronomi Birliği’nin 2019 yılının 100’üncü kuruluş yıldönümü olması dolayısıyla böyle bir kampanya başlattı. Genelde keşfedilen gezegenler bulan kişilerin isimleriyle anılır. Uluslararası Astronomi Birliği de 70 ülkeye 70 adet yıldız ve onun gezegeni önerisinde bulundu. Bize WASP-52 isimli yıldız ve WASP-52  B isimli ötegezegeni verdiler. Verilen yıldız ve gezegen ülkelerin başkentlerinden rahatlıkla küçük teleskoplarla izlenebilecek. Bizim yıldızımız güneştir.  8 gezegenden oluşan bir sistem içerisindeyiz. Başka yıldızların da etraflarında gezegenler var. Bu gezegenlere de biz ötegezegen diyoruz’ dedi.’GELENEK VE GÖRENEKLERİMİZE YAKIŞIR BİR YILDIZ İSMİ OLSUN İSTEDİK’Türk Astronomi Derneği olarak 3 aylık bir kampanya başlattıklarını kaydeden Küçük, ‘İstedik ki Türk insanına, gelenek ve göreneklerimize yakışır bir yıldız ismi olsun istedik. Bu kampanyada özellikle Milli Eğitim Bakanlığına bağlı okullar ve üniversiteler ön planda olsun istedik. Bunlarla ilgili çalışmaları başlattık. Kurallara göre isim belirlemek istedik. Biz de bize yakışan isimler bekledik. Kampanyamız 25 Ekim’de sona erdi. Çok fazla katılım olmadı; ama çok sayıda isim ve öneri aldık. 7 kişilik jürimiz var. Bu jürimiz ilk 3’ünü yıldız ve gezegen ismini belirledi. Bunu biz de Uluslararası Astronomi Birliği’ne gönderdik. Büyük ihtimalle ilk sırada gönderdiğimiz kabul edilecektir’ diye konuştu.’BEKLEME SÜRECİ İÇİNDEYİZ’Sonuçların 17 Aralık’ta duyurulacağını hatırlatan Küçük, ’17 Aralık itibarıyla Fransa’da ortak bir yayın yapılacak ve gelişmeler bütün dünyada canlı yayın şeklinde olacak. Dolayısıyla o isimler açıklanana kadar herhangi bir bilgi vermemiz etik değildir. Onu beklemek durumundayız. Bize 400’e yakın isim geldi. Bunlar arasından oylama yapacağız. Jüri isim belirlemiyor. Kurallara göre uygunluğu denetliyor. İlk 3 ismi gönderiyor. Bizde herkes gibi bekleme süreci içindeyiz.’Görüntü Dökümü————–Başkan İbrahim Küçük ile röportaj -Diğer detaylarHaber-Kamera: Muhammed KISIR/KAYSERİ,  

Bir önceki yazımız olan Bolu dağında yağış ve sis hakim oluyor başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*